<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Basın Antalya</title>
    <link>https://www.basinantalya.com</link>
    <description>Basın Antalya haber sitesi güncel doğru ve tarafsız sıcak sondakika haberleri sizlerle buluşturuyor.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.basinantalya.com/rss/saglik" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Fri, 17 Jul 2026 00:10:34 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.basinantalya.com/rss/saglik"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Ünlü Dermatologdan Renkli Yaz Daveti!]]></title>
      <link>https://www.basinantalya.com/unlu-dermatologdan-renkli-yaz-daveti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.basinantalya.com/unlu-dermatologdan-renkli-yaz-daveti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dermatolog Uzman Doktor Zahide Eriş Zorlu, Antalya'da düzenlediği özel "Yaza Merhaba Partisi" ile sağlık, estetik ve cemiyet dünyasını bir araya getirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Antalya, yaz mevsimini sağlık ve estetiğin bir araya geldiği çok özel bir davetle karşıladı. Dermatolog Uzman Doktor Zahide Eriş Zorlu tarafından Alpek Hotel'in havuz başında düzenlenen "Yaza Merhaba Partisi", cemiyet hayatının seçkin isimlerini renkli bir atmosferde buluşturdu.</strong></p>

<p>Yaz mevsiminin yüksek enerjisini, sağlıklı yaşam bilincini ve estetik bakımı aynı çatı altında toplayan etkinlikte misafirler, müzik ve keyifli sohbetler eşliğinde unutulmaz bir akşam yaşadı. "Beyaz giyim" konseptiyle havuz başında bir araya gelen davetliler, yazın enerjisini yansıtan rengârenk karnaval dekorasyonuyla karşılandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Cilt Sağlığı İçin Yaz Tüyoları</strong></p>

<p>Davetliler gece boyunca sadece eğlenmekle kalmadı, aynı zamanda yaz aylarında cilt sağlığını koruma, güneşin olumsuz etkilerine karşı doğru bakım uygulamaları ve en yeni estetik işlemler hakkında Uzman Doktor Zahide Eriş Zorlu'dan birebir bilgi alma fırsatı da yakaladı. Etkinlikte ayrıca misafirlere kliniğe özel sürprizler takdim edildi.</p>

<p><img height="317" src="https://basinantalyacom.teimg.com/basinantalya-com/uploads/2026/07/image-186.png" width="801" /></p>

<p><strong>"Kendimizi İyi Hissetme Halimizi Tazeliyoruz"</strong></p>

<p>Geceye damga vuran detaylardan biri de Invita Catering tarafından konsepte özel olarak hazırlanan lezzetler ve estetik sunumlar oldu.</p>

<p>Etkinliğin kapanışında misafirlerine seslenen Uzman Doktor Zahide Eriş Zorlu, davetlilere şu sözlerle teşekkür etti: <i>"Yaz sadece dış görünüşümüzü değil, kendimizi iyi hissetme halimizi de tazeleyen bir dönem. Bugün burada dostlarımızla bir araya gelerek hem keyifli anlar paylaşmak hem de sağlıklı ve bilinçli bir yaz dönemi için önerilerimizi paylaşmak istedik. Davetimize katılan tüm misafirlerimize teşekkür ediyorum."</i></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Yerel, Antalya</category>
      <guid>https://www.basinantalya.com/unlu-dermatologdan-renkli-yaz-daveti</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Jul 2026 20:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://basinantalyacom.teimg.com/crop/1280x720/basinantalya-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-02-at-142738.jpeg" type="image/jpeg" length="76648"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Muratpaşa'ya 66 bin Euro'luk gıda dönüşümü desteği]]></title>
      <link>https://www.basinantalya.com/muratpasaya-66-bin-euroluk-gida-donusumu-destegi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.basinantalya.com/muratpasaya-66-bin-euroluk-gida-donusumu-destegi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antalya Muratpaşa Belediyesi, sağlıklı beslenme alışkanlıklarının yaygınlaştırılması ve sürdürülebilir gıda sistemlerinin güçlendirilmesini hedefleyen uluslararası 'SHADES' projesine dahil oldu. Avrupa Birliği destekli proje kapsamında belediyeye, kentte yürütülecek gıda dönüşüm çalışmaları için 66 bin Euro hibe sağlanacak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Antalya Muratpaşa Belediyesi, sağlıklı beslenme alışkanlıklarının yaygınlaştırılması ve sürdürülebilir gıda sistemlerinin güçlendirilmesini hedefleyen uluslararası 'SHADES' projesine dahil oldu. Avrupa Birliği destekli proje kapsamında belediyeye, kentte yürütülecek gıda dönüşüm çalışmaları için 66 bin Euro hibe sağlanacak. </p><p>Avrupa Birliği'nin 'Yeşil Mutabakat' ve 'Çiftlikten Sofraya' stratejileri doğrultusunda yürütülen projede Türkiye, İtalya, İspanya, Fransa, Yunanistan, Ürdün ve Fas'tan toplam 17 kurum yer alıyor. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO), Milano Belediyesi, ENCO srl ve Let's Food da proje ortakları arasında bulunuyor. Akdeniz kentlerinde sağlıklı, kapsayıcı ve dirençli gıda sistemleri oluşturmayı amaçlayan SHADES projesi, özellikle okul yemek sistemleri üzerinden dönüşüm sağlamayı hedefliyor. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>36 ay sürecek proje kapsamında Muratpaşa Belediyesi, okul yemeklerinde yerel üreticileri destekleyen, mevsimsel ve organik ürünlerin ön planda olduğu sağlıklı menü uygulamalarını hayata geçirecek. Öğrencilerin sağlıklı beslenme konusunda bilinçlenmesi amacıyla yapay zeka destekli uygulamalar ve oyunlaştırılmış dijital eğitim araçları da geliştirilecek. Projede ayrıca aileler ve öğretmenler için etkileşimli platformlar kurulacak, beslenme geri bildirim sistemleri oluşturulacak. Böylece sağlıklı beslenme alışkanlıklarının yalnızca okullarda değil, ev yaşamında da yaygınlaşması hedefleniyor. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Yerel, Antalya, Sağlık</category>
      <guid>https://www.basinantalya.com/muratpasaya-66-bin-euroluk-gida-donusumu-destegi</guid>
      <pubDate>Sun, 31 May 2026 11:16:48 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://basinantalyacom.teimg.com/crop/1280x720/basinantalya-com/uploads/2026/06/agency/iha/muratpasaya-66-bin-euroluk-gida-donusumu-destegi.jpg" type="image/jpeg" length="29717"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kadınlarda idrar kaçırmanın tedavi yöntemleri]]></title>
      <link>https://www.basinantalya.com/kadinlarda-idrar-kacirmanin-tedavi-yontemleri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.basinantalya.com/kadinlarda-idrar-kacirmanin-tedavi-yontemleri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı İbrahim Uğraş Toktaş, kadınlarda sık görülen idrar kaçırma sorununun nedenleri ve tedavi yöntemleri hakkında bilgi verdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı İbrahim Uğraş Toktaş, kadınlarda sık görülen idrar kaçırma sorununun nedenleri ve tedavi yöntemleri hakkında bilgi verdi. </p><p>Toplumda çoğu zaman yaşlanmanın doğal bir sonucu ya da doğum sonrası normal bir durum olarak görülen idrar kaçırma, kadınların sosyal yaşamını ve psikolojik durumunu olumsuz etkileyen önemli sağlık sorunları arasında yer alıyor. Utanma duygusu nedeniyle çoğu zaman gizlenen bu durumun, özgüven kaybından sosyal izolasyona kadar birçok soruna yol açabildiği belirtiliyor. Antalya Memorial Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı İbrahim Uğraş Toktaş, kadınlarda idrar kaçırmanın nedenleri, türleri ve tedavi yöntemlerine ilişkin açıklamalarda bulundu. </p><p>'Sosyal hayatı esir alabiliyor' </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>İdrar kaçırmanın yalnızca fiziksel bir rahatsızlık olmadığını belirten Toktaş, kadınların uzun yolculuklardan kaçınmasına, sosyal ortamlara girememesine, hatta gülmekten ve hapşırmaktan çekinmesine neden olabildiğini ifade etti. Yaşam kalitesini ciddi şekilde etkileyen bu durumun kontrol altına alınabildiğini ve uygun tedaviyle tamamen iyileşmenin mümkün olabileceğini söyledi. </p><p>'Üç temel tipte görülüyor' </p><p>İdrar kaçırmanın üç temel tipte görüldüğünü belirten Toktaş, 'Stres tipi idrar kaçırma; öksürme, hapşırma veya ağır kaldırma gibi karın içi basıncın arttığı durumlarda ortaya çıkmaktadır. Sıkışma tipi ise aniden gelen ve durdurulamayan tuvalet ihtiyacı ile gelişmektedir. Karışık yani mikst tipte ise her iki durum aynı anda görülmektedir' dedi. Pelvik taban kaslarının zayıflaması, zorlu doğum öyküsü, menopozla birlikte gelişen hormonal değişimler, obezite, kronik kabızlık ve diyabet gibi durumların idrar kaçırmayı tetikleyen başlıca nedenler arasında yer aldığını aktardı. </p><p>'Tedavide ilk adım yaşam tarzı değişikliği' </p><p>Tedavi sürecinin kişiye özel planlandığını ifade eden Toktaş, ilk aşamada cerrahi dışı yöntemlerin tercih edildiğini belirtti. Toktaş, 'Doğru uygulanan pelvik taban egzersizleri idrar sızıntısını belirgin şekilde azaltabilmektedir. Bunun yanında kilo verme, sigaranın bırakılması ve mesane eğitimi gibi yaşam tarzı düzenlemeleriyle yüksek başarı oranları elde edilmektedir. Menopoza bağlı sorunlarda ise lokal tedaviler semptomların hafiflemesine katkı sağlamaktadır' diye konuştu. </p><p>'Cerrahi karar kişiye özel verilmelidir' </p><p>Cerrahi tedavinin, diğer yöntemlerden yeterli sonuç alınamadığında gündeme geldiğini belirten Toktaş, 'Cerrahi karar standart bir uygulama değildir. Hastanın yaşı, fiziksel özellikleri, şikayetlerinin düzeyi ve gelecekteki gebelik planları değerlendirilerek kişiye özel planlama yapılmalıdır. Özellikle stres tipi kaçırmalarda uygulanan askı operasyonları ve organ sarkmasının eşlik ettiği durumlarda tercih edilen onarıcı cerrahiler, detaylı klinik değerlendirme sonrasında belirlenmektedir' ifadelerini kullandı. Gelişen tıp teknolojileri sayesinde operasyonların çoğunlukla kapalı veya minimal invaziv yöntemlerle gerçekleştirildiğini kaydeden Toktaş, hastaların kısa sürede günlük yaşamlarına dönebildiğini ve sosyal yaşamlarını yeniden kazanabildiğini sözlerine ekledi. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Antalya, Sağlık</category>
      <guid>https://www.basinantalya.com/kadinlarda-idrar-kacirmanin-tedavi-yontemleri</guid>
      <pubDate>Sat, 16 May 2026 10:39:01 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://basinantalyacom.teimg.com/crop/1280x720/basinantalya-com/uploads/2026/05/agency/iha/kadinlarda-idrar-kacirmanin-tedavi-yontemleri.jpg" type="image/jpeg" length="97444"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Akdeniz Üniversitesi Hastanesi yeni inşaatı yüzde 30 tamamlandı]]></title>
      <link>https://www.basinantalya.com/akdeniz-universitesi-hastanesi-yeni-insaati-yuzde-30-tamamlandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.basinantalya.com/akdeniz-universitesi-hastanesi-yeni-insaati-yuzde-30-tamamlandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Akdeniz Üniversitesi Hastanesi yeni binasında inşaat çalışmaları hız kesmeden devam ediyor. C bloğun yükseldiği inşaatın yüzde 30'u tamamlandı. İnşaat alanını ziyaret eden Rektör Prof. Dr. Özlenen Özkan, hastanenin tamamlandığında Türkiye'nin en büyük üniversite hastanesi olacağını vurguladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Akdeniz Üniversitesi Hastanesi yeni binasında inşaat çalışmaları hız kesmeden devam ediyor. C bloğun yükseldiği inşaatın yüzde 30'u tamamlandı. İnşaat alanını ziyaret eden Rektör Prof. Dr. Özlenen Özkan, hastanenin tamamlandığında Türkiye'nin en büyük üniversite hastanesi olacağını vurguladı. </p><p>Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan yapımı devam eden Akdeniz Üniversitesi Hastanesi inşaat alanını ziyaret ederek İnşaat Koordinatörü Ozan Öz'den bilgi aldı. Rektör Prof. Dr. Özkan'a, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Şükrü Özen, Genel Sekreter Dr. Ali Evren İmre, Hastane Başhekimi Prof. Dr. Yıldıray Çete, başhekim yardımcıları eşlik etti. Rektör Özkan ve beraberindeki heyet inşaatı detaylıca inceleyip çalışanlarla sohbet etti. </p><p>Burası bir referans hastanesi </p><p>Ziyarete ilişkin konuşan Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, '900 yataklı yeni hastanemizi umuyorum 2026 sonu, 2027 başı gibi yüklenici firmamızdan devralmayı planlıyoruz. Burası bir referans hastanesi. Onkolojiden, organ nakline birçok hastalık için Türkiye'nin dört bir yanından hatta dünyadan hasta kabul eden bir merkeziz. Bununla gurur duyuyoruz' dedi. </p><p>Yaklaşık yüzde 30'una yakını tamamlandı </p><p>Yoğun talep karşısında kapasitenin yetmediğini vurgulayan Rektör Prof. Dr. Özkan, 'Yatak kapasitemiz ihtiyaçlarımızı karşılamıyordu. Ve bu anlamda da 900 yataklı hastane bize can suyu gibi gelecek. Özellikle de 400 yataklı yeni yoğun bakım ek servisiyle de hakikaten bizi çok rahatlatacak' diye konuştu. İnşaat çalışmalarının hızla devam ettiğini anlatan Prof. Dr. Özlenen Özkan, 'Yüklenici firmamızdan inşaatın yaklaşık yüzde 30'una yakınının bittiği bilgisini aldık. Umuyorum bundan sonra çok daha hızlı geçecek çünkü ifade ettikleri gibi herhalde en zor kısmı bu kısımdı; bundan sonra daha hızlı ilerleyeceğini umut ediyoruz. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'dan aldığımız destekle de daha güçlü, daha hızlı bir şekilde hastanemizi yıl sonunda devralmayı planlıyoruz' şeklinde konuştu. </p><p>En büyük üniversite hastanesi olacağız </p><p>Yeni hastane ile birlikte hastanenin yatak kapasitesinin 2 bin 200 olacağını söyleyen Rektör Prof. Dr. Özlenen Özkan, 'Türkiye'nin en büyük üniversite hastanesi olacağız bitiminde. Antalya ikinci derece deprem bölgesi. Depremle ilgili de birçok tecrübemiz var. Bu bina da depreme dayanıklı, birçok izolatörümüz var. Ve onun yanında da hem bir aşağıda otoparkı hem de yine bir sığınma alanı olarak planladık. İnşallah böyle bir şeye ihtiyaç olmaz ama burası şehrin kalbi. Bu anlamda trafik açısından da büyük bir otopark ve trafik sıkıntısı yaşıyorduk. Hastanenin altındaki otopark ile birlikte bu açıdan da bir rahatlama olacağını umuyoruz' ifadelerini kullandı. </p><p>Betonarmesinin yüzde 50'si tamamlandı </p><p>İnşaat Koordinatörü Ozan Öz ise, 'Şu anda inşaatın toplam metrekaresinin yüzde 30'u tamamlandı. Betonarmesinin de yüzde 50'si tamamlandı. Bizim hedefimiz ileriki bir ay, iki ay içinde daha hızlı bir şekilde bu rakamları yükseltmek. 2026 sonu, 2027 ilk çeyreğine teslim etmeyi planlıyoruz' dedi. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>8 şiddetinde depreme dayanıklı olacak </p><p>İnşaat Koordinatörü Medeni Peker ise, 'Binamızda yaklaşık 480 araçlık kapalı otoparkımız var. 380'e yakın sismik izolatörümüz var. Yani inşaatla ilgili bizim ilerleme programımızda herhangi bir gecikme olmadığı müddetçe inşallah yıl sonu itibarıyla da hizmete açmayı hedefliyoruz. Antalya'da 7.5, 8, 8.5'a şiddetinde olacak bir depremde herhangi bir aksilik yaşamayacak hastanemiz' şeklinde konuştu. </p><p>Rektör Özkan ve beraberindekiler, yeni hastane binasını inşaatını gezdikten sonra yangından etkilenerek tadilata alınan B Blok inşaat alanını da gezdi. Bina hakkında bilgiler alan heyet çalışanlara kolaylıklar diledi. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Yerel, Antalya, Sağlık</category>
      <guid>https://www.basinantalya.com/akdeniz-universitesi-hastanesi-yeni-insaati-yuzde-30-tamamlandi</guid>
      <pubDate>Fri, 15 May 2026 13:01:30 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://basinantalyacom.teimg.com/crop/1280x720/basinantalya-com/uploads/2026/05/agency/iha/akdeniz-universitesi-hastanesi-yeni-insaati-yuzde-30-tamamlandi.jpg" type="image/jpeg" length="95511"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Burdur'da okul kantinlerine ve yemekhanelere denetim]]></title>
      <link>https://www.basinantalya.com/burdurda-okul-kantinlerine-ve-yemekhanelere-denetim</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.basinantalya.com/burdurda-okul-kantinlerine-ve-yemekhanelere-denetim" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Burdur İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ekiplerince gıda güvenilirliği kapsamında okul kantini ve yemekhanelerine yönelik denetim gerçekleştirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Burdur İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ekiplerince gıda güvenilirliği kapsamında okul kantini ve yemekhanelerine yönelik denetim gerçekleştirildi. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Burdur İl Tarım ve Orman Müdürlüğü bünyesinde görev yapan kontrol ekipleri tarafından, il genelinde Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı okul kantinleri ve yemekhanelerde 5996 Sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu çerçevesinde denetimler gerçekleştirildi. Yapılan açıklamada, vatandaşların güvenilir gıdaya gönül rahatlığıyla ulaşabilmesi amacıyla denetimlerin 7 gün 24 saat esasına göre devam ettiği belirtildi. Gıda güvenilirliğiyle ilgili ihbar ve şikayetlerin 'Güvenilir Gıda' mobil uygulaması üzerinden yapılabileceği, ayrıca Alo 174 Gıda Hattı ile 0501 174 01 74 numaralı telefon üzerinden yetkililere ulaşılabileceği bildirildi. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Yerel, Burdur, Sağlık</category>
      <guid>https://www.basinantalya.com/burdurda-okul-kantinlerine-ve-yemekhanelere-denetim</guid>
      <pubDate>Thu, 14 May 2026 13:32:46 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://basinantalyacom.teimg.com/crop/1280x720/basinantalya-com/uploads/2026/05/agency/iha/burdurda-okul-kantinlerine-ve-yemekhanelere-denetim.jpg" type="image/jpeg" length="25814"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sağlık çalışanları, sağlık için filede buluşuyor]]></title>
      <link>https://www.basinantalya.com/saglik-calisanlari-saglik-icin-filede-bulusuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.basinantalya.com/saglik-calisanlari-saglik-icin-filede-bulusuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antalya'da kamu kurumlarını bir araya getiren 'Sağlık İçin Filede Buluşalım' voleybol turnuvası başladı. 30 takımın mücadele edeceği organizasyon, sağlıklı yaşam bilincini artırmayı ve kurumlar arası dayanışmayı güçlendirmeyi hedefliyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Antalya'da kamu kurumlarını bir araya getiren 'Sağlık İçin Filede Buluşalım' voleybol turnuvası başladı. 30 takımın mücadele edeceği organizasyon, sağlıklı yaşam bilincini artırmayı ve kurumlar arası dayanışmayı güçlendirmeyi hedefliyor. </p><p>Antalya İl Sağlık Müdürlüğü tarafından düzenlenen 'Sağlık İçin Filede Buluşalım' 9. Geleneksel Voleybol Turnuvası başladı. Kamu kurum ve kuruluşlarının katılımıyla gerçekleştirilen organizasyonda 30 takım mücadele edecek. Turnuvanın açılışı, Atatürk Mesleki ve Teknik Anadolu Spor Salonu'nda yapıldı. Organizasyonun başlama vuruşunu Antalya İl Sağlık Müdürü Behzat Özkan gerçekleştirdi. Antalya genelindeki kamu kurumlarında görev yapan çalışanları spor aracılığıyla bir araya getirmeyi amaçlayan turnuvanın, kurumlar arası iletişimi güçlendirmesi, dayanışmayı artırması ve sağlıklı yaşam bilincine katkı sağlaması hedefleniyor. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>'Kamu çalışanlarına sporla sağlıklı yaşam çağrısı' </p><p>Açılışta konuşan İl Sağlık Müdürü Prof. Dr. Behzat Özkan, yoğun çalışma temposu içerisinde görev yapan kamu çalışanlarının sporla buluşmasının önemine dikkat çekerek, 'Bu etkinlik, sağlıklı yaşam bilincinin artırılması, düzenli fiziksel aktivitenin teşvik edilmesi, kurumlar arası sosyal etkileşimin güçlendirilmesi ve spor kültürünün yaygınlaştırılması amacıyla düzenlenmektedir. Ayrıca turnuva süresince Sağlık Bakanlığımızın sağlıklı yaşam, hareketli yaşam, bağımlılıkla mücadele, obeziteyle mücadele ve koruyucu sağlık hizmetleri temalarına yönelik farkındalık çalışmaları da gerçekleştirilecektir' dedi. </p><p>Turnuvanın moral ve motivasyon açısından da önemli bir organizasyon olduğunu belirten Özkan, tüm takımlara başarı diledi. Büyük heyecana sahne olan turnuvanın ilk gününde Antalya Barosu ile İnfazsızlar, Delil Avcıları ile ABB Torosların Gücü, Epic ile SGK Denetmenler, Şirinler ile Kepez Dream Team ve Şehir Efsanesi ile Mernis takımları karşı karşıya geldi. Turnuvada dostluk, fair-play ve rekabetin bir arada yaşanacağı belirtildi. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Yerel, Antalya, Sağlık</category>
      <guid>https://www.basinantalya.com/saglik-calisanlari-saglik-icin-filede-bulusuyor</guid>
      <pubDate>Thu, 14 May 2026 12:41:46 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://basinantalyacom.teimg.com/crop/1280x720/basinantalya-com/uploads/2026/05/agency/iha/saglik-calisanlari-saglik-icin-filede-bulusuyor.jpg" type="image/jpeg" length="14198"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Adana kebabı ve salata ikilisi 'glutatyon' seviyesini artırıyor]]></title>
      <link>https://www.basinantalya.com/adana-kebabi-ve-salata-ikilisi-glutatyon-seviyesini-artiriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.basinantalya.com/adana-kebabi-ve-salata-ikilisi-glutatyon-seviyesini-artiriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tescilli Adana kebabı ve yanında servis edilen bol yeşillikli salatalar, vücudun en güçlü antioksidanlarından biri olarak gösterilen 'glutatyon' seviyesini destekliyor. Uzmanlar, doğru besin kombinasyonlarıyla tüketilen kebabın sağlıklı hayat açısından önemli katkılar sağlayabileceğini ifade etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Tescilli Adana kebabı ve yanında servis edilen bol yeşillikli salatalar, vücudun en güçlü antioksidanlarından biri olarak gösterilen 'glutatyon' seviyesini destekliyor. Uzmanlar, doğru besin kombinasyonlarıyla tüketilen kebabın sağlıklı hayat açısından önemli katkılar sağlayabileceğini ifade etti. </p><p>Son yıllarda bağışıklık sistemi, yaşlanma zıttı etkileri ve karaciğer sağlığı üzerindeki olumlu katkılarıyla gündeme gelen glutatyon için birçok kişi dışarıdan takviye ürünlere yönelirken, uzmanlar doğal beslenmenin önemine dikkat çekiyor. Özellikle kırmızı et ve kaliteli protein kaynaklarıyla birlikte tüketilen sebze ve yeşilliklerin, glutatyon seviyelerinin desteklenmesinde önemli rol oynadığı belirtiliyor. </p><p>Sağlığa faydalı </p><p>Adana'nın en ünlü yemeği olan, coğrafi işaretli 'Adana kebabı', uzun yılardır neredeyse tüm restoranlarda mevsim, soğan, ezme, tablacı salatasının yanı sıra pişmiş soğan, biber, domates gibi ürün ve mezelerle servis ediliyor. Adana kebabı, yanında servis edilen salatalar ile birlikte vücuda sağlık açısından ciddi katkılar sağlıyor. </p><p>Yaşam süresi de yüksek </p><p>Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) 2024 yılında açıkladığı verilere göre de en sağlıklı şehirlerinden birinin Adana olduğu görüldü. Adana'da kadınların ortalama yaşam süresi 81,1 yıl, erkeklerde ise 75, 6 olarak açıklanırken 2025 yılındaki rakamlarda ise çok fazla değişikliğin olmadığı öğrenildi. </p><p>'Beslenme ile glutatyon seviyeleri desteklenmeli' </p><p>Medline Adana Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Klinik Diyetisyen Duygu Özbay, konuyla ilgili İHA muhabirine açıklamalarda bulundu. Glutatyonun vücudun doğal olarak ürettiği en güçlü savunma moleküllerinden biri olduğunu belirterek, 'Karaciğer sağlığı, cilt kalitesi ve yaşlanma zıttı mekanizmalar üzerinde oldukça etkili olduğunu söyleyebiliriz. Dışarıdan glutatyon takviyelerine yönelim var ancak beslenme ile glutatyon seviyelerini desteklemek çoğu zaman göz ardı ediliyor' dedi. </p><p>'Kebap yasak değil, yanında bol salata tüketilmeli' </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Kaliteli protein tüketiminin önemine değinen, Adana kebabının doğru şekilde tüketildiğinde dengeli bir öğüne dönüşebileceğini ifade eden Özbay, 'Kırmızı et, tavuk, balık ve hindi gibi kaliteli protein kaynakları önemli. Ancak bunları tek başına tüketmek yeterli değil. Yanında alınan sebze, yeşillik ve salatalar glutatyon seviyelerini desteklemek açısından çok daha faydalı oluyor. Danışanlarıma hep şunu söylüyorum, kebap yasak değil, tabii ki yiyeceğiz. Izgara olduğu için sorun oluşturmuyor. Ancak yanında bol salata tüketilmeli. Ekmeği azaltıp yeşillik miktarını artırırsak glutatyon seviyelerini daha iyi destekleyebiliriz' ifadelerini kullandı. </p><p>'Uzun yaşamanın sırrı kebap ve şalgam' </p><p>Adanalı kebap ustası Yaşar Aydın ise Adana mutfağının tamamen doğal ürünlerden oluştuğunu belirterek, kebap ve şalgamın insanı dinç tuttuğunu savundu. Aydın, 'Bunların hepsi doğal yiyecekler. Kebap kuzu etinden yapılıyor, şalgam havuçtan yapılıyor. Masaya mevsim salatası, soğan piyazı, ezme, çoban salata, biber geliyor. Bunların hepsi doğal ürünler. Yanında da şalgam olunca insan ister istemez dinçleşiyor' dedi. </p><p>Dünyanın birçok yerinden insanların Adana'ya kebap yemek için geldiğini söyleyen Aydın, 'Uzun yaşamanın sırrı kebap ve şalgamdır. Adana eşittir kebap ve şalgam. Biz bu gençliği doğal ürünlerden alıyoruz' diye konuştu. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Adana, Sağlık</category>
      <guid>https://www.basinantalya.com/adana-kebabi-ve-salata-ikilisi-glutatyon-seviyesini-artiriyor</guid>
      <pubDate>Mon, 11 May 2026 09:32:31 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://basinantalyacom.teimg.com/crop/1280x720/basinantalya-com/uploads/2026/05/agency/iha/adana-kebabi-ve-salata-ikilisi-glutatyon-seviyesini-artiriyor.jpg" type="image/jpeg" length="65405"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Rektör Özkan 'Bu ayın sonunda CAR-T hücreleri ile lösemi ve lenfoma tedavilerine başlayacağız']]></title>
      <link>https://www.basinantalya.com/rektor-ozkan-bu-ayin-sonunda-car-t-hucreleri-ile-losemi-ve-lenfoma-tedavilerine-baslayacagiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.basinantalya.com/rektor-ozkan-bu-ayin-sonunda-car-t-hucreleri-ile-losemi-ve-lenfoma-tedavilerine-baslayacagiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, Kemer ilçesinde bir dizi resmi ziyaret ve inceleme programı gerçekleştirdi. Ziyaretlerinde üniversite bünyesinde yürütülen CAR-T Cell'e de (Hücresel Tedavi Merkezi) değinen Rektör Özkan, 'Merkezimizin ruhsatı geçen hafta alındı; muhtemelen bu ayın sonunda CAR-T hücreleri ile lösemi ve lenfoma tedavilerine başlayacağız. Hedefimiz bu çalışmaları diğer kanser türlerine de yaygınlaştırmak' dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, Kemer ilçesinde bir dizi resmi ziyaret ve inceleme programı gerçekleştirdi. Ziyaretlerinde üniversite bünyesinde yürütülen CAR-T Cell'e de (Hücresel Tedavi Merkezi) değinen Rektör Özkan, 'Merkezimizin ruhsatı geçen hafta alındı; muhtemelen bu ayın sonunda CAR-T hücreleri ile lösemi ve lenfoma tedavilerine başlayacağız. Hedefimiz bu çalışmaları diğer kanser türlerine de yaygınlaştırmak' dedi. </p><p>Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, beraberinde Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Şükrü Özen ve Genel Sekreter Dr. Ali Evren İmre ile Kemer'de ziyaretlerde bulundu. İlk ziyaretini Kemer Adliyesi Cumhuriyet Başsavcısı Gamze Almalı'ya yapan Rektör Özkan, Antalya Cumhuriyet Başsavcı Vekili olarak yeni görevine atanması nedeniyle Başsavcı Gamze Almalı'ya hayırlı olsun dileklerini iletti. </p><p>Kemer Belediye Başkanı Necati Topaloğlu'nu da makamında ziyaret eden Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, üniversite-şehir iş birliğinin güçlü bir örneği olarak Kemer'e kazandırılan Denizcilik Fakültesi ile 300 kişi kapasiteli öğrenci yurdu projesinin mevcut durumunu ve ilerleyen süreçlerini görüştü. Rektör Özkan ve beraberindeki heyet Kemer Kaymakamı Ahmet Solmaz'ı da makamında ziyaret ederek bir süre görüştü. </p><p>Rektör Prof. Dr. Özlenen Özkan, güçlendirme ve tadilat çalışmaları devam eden Kemer Uygulama Oteli inşaatını yerinde inceledi. Öğrencilerin sahada deneyim kazanabileceği, turizm ve hizmet sektörüne yönelik sertifikalı eğitimlerin verileceği nitelikli bir uygulama alanı olarak planlanan binada projelendirme çalışmalarının tamamlandığı açıklandı. </p><p>Kemer Göynük Mutfak Sanatları Meslek Yüksekokulunu da ziyaret eden Rektör Prof. Dr. Özlenen Özkan, akademisyenlerle ve öğrencilerle sohbet ederek çalışmalarında başarılar diledi. Rektör Özkan, Aşçılık Programının aldığı tam akreditasyon nedeniyle Doç. Dr. Adem Arman'ı, akademisyenleri ve öğrencileri tebrik etti. </p><p>Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, Kemer Göynük Fen Lisesi'ni ziyaret ederek öğrencilerle sohbet etti. Kemer Göynük Fen Lisesi'ni ziyaret eden Rektör Prof. Dr. Özlenen Özkan'ı, İlçe Milli Eğitim Müdürü Mehmet Erkan Ergen, Göynük Fen Lisesi Müdürü Ali Yıldırım, müdür yardımcıları, öğretmenler ve öğrenciler karşıladı. Göynük Fen Lisesi Konferans Salonu'nda öğrencilerle bir araya gelen Rektör Prof. Dr. Özlenen Özkan, kendi eğitim hayatından plastik cerrahi alanındaki dünyaca ünlü başarılara kadar pek çok konuya değinerek tıp eğitimi ve üniversite tercihleri konusunda öğrencilere tavsiyelerde bulundu. </p><p>'Fen liseleri bilim dünyası için önemli' </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Konuşmasına fen lisesi mezunu bir aileden geldiğini belirterek başlayan Rektör Prof. Dr. Özlenen Özkan, fen liselerinin bilim dünyası için taşıdığı kritik öneme dikkat çekerek 'Çok güzel bir okulda okuyorsunuz, okulunuzun kıymetini bilin. Üç yıl çok çabuk gelip geçiyor. Burada hem eğlenin hem kendinizi donatın hem de üç yılın sonunda ne yapacağınıza en başta karar verirseniz, işiniz çok daha kolay.' tavsiyelerinde bulundu. </p><p>'Tıp okumak sabır ve çalışma gerektirir' </p><p>Öğrencilerin tıp fakültesi eğitimi hakkındaki sorularını yanıtlayan Rektör Özkan, tıp okumanın zorlu ancak tatmin edici bir süreç olduğunu vurguladı. Başarının anahtarının çalışmak olduğunu ifade eden Rektör Özkan, 'Çalışmadan bir yere geleni hiç görmedim. Geliyorsa da o çok uzun kalmıyor. Tıp fakültesi eğitimi 6 yıl ve zor bir eğitim. Bir insanla ilgili birçok şeyi hâlâ bilmiyoruz. Ama bir iş ne kadar zorsa ve siz onda ne kadar iyiyseniz, o kadar vazgeçilmez olursunuz.' dedi. </p><p>'Seçeceğiniz mesleği yakından tanıyın' </p><p>Tıp eğitiminin sadece hasta tedavi etmekten ibaret olmadığını, sağlık yönetimi, farmakoloji ve moleküler biyoloji gibi geniş bir yelpazeye yayıldığını belirten Rektör Özkan, öğrencilere önce meslek seçimi yapmalarını önererek, 'Size tavsiyem önce çok istediğiniz mesleği tanıyın. Belki yaz dönemlerinde o mesleğin erbabının yanına giderseniz size çok yardımcı olacaktır.' tavsiyesinde bulundu. </p><p>'CAR-T Merkezi dünyadaki sekizinci merkez' </p><p>Üniversite bünyesinde yürütülen yeni çalışmalara da değinerek CAR-T Cell (Hücresel Tedavi Merkezi) hakkında bilgiler aktaran Rektör Özkan, 'Bildiğiniz üzere vücudumuzda T hücreleri, B hücreleri, nötrofiller ve lenfositler gibi bağışıklık sistemi hücreleri bulunmaktadır. Şu an dünyada sadece 5-6 noktada uygulanan bu tedavi yönteminin sekizinci merkezi biz olacağız. Bize en yakın merkez İsrail'de bulunuyor ve bu tedaviler yaklaşık 1 milyon dolar gibi yüksek maliyetlerle uygulanıyor. Şu an için bu yöntem yalnızca lenfoma ve lösemi vakalarında kullanılabiliyor. Tedavi sürecinde hastadan kan alıyor, içindeki T hücrelerini ayrıştırıyor ve bu hücreleri söz konusu lösemi veya lenfoma türüne karşı laboratuvar ortamında adeta silahlandırıyoruz. Bu hücrelerin hem sayısını hem de etkisini artırdıktan sonra hastaya geri enjekte ediyoruz. Böylece bu modifiye edilmiş T hücreleri, vücutta doğrudan gidip sadece kanserli hücrelerle savaşıyor' dedi. </p><p>'CAR-T merkezi çok yönlü bir merkez' </p><p>CAR-T hücre tedavisi tamamen kişiye özel olduğunu ifade eden Rektör Özkan, 'Hastanın kendi hücresi kullanıldığı için hem çok daha seçici hem de hedef odaklı bir hücresel tedavidir. İnanıyorum ki 20 yıl sonra artık klasik tedavileri değil, bu tür hücresel tedavileri konuşuyor olacağız. Merkezimizin ruhsatı geçen hafta alındı; muhtemelen bu ayın sonunda CAR-T hücreleri ile lösemi ve lenfoma tedavilerine başlayacağız. Hedefimiz bu çalışmaları diğer kanser türlerine de yaygınlaştırmak. Bu kapsamda dünyada çok az sayıda bulunan öncü merkezlerden biri olacağız. Şu an odaklandığımız merkezimiz sadece kanserle değil, aynı zamanda yapay doku çalışmalarıyla da ilgilenen çok yönlü bir yapıya sahip' dedi. </p><p>'Üniversite tercihi ve şehir avantajı' </p><p>Akdeniz Üniversitesi'nin uluslararası sıralamalarda Türkiye'nin önde gelen kurumları arasında olduğunu hatırlatan Rektör Özkan, tıp ve mühendislik gibi yoğun mesai gerektiren bölümlerde aile yanında okumanın lojistik ve psikolojik avantajlarına vurgu yaptı. </p><p>'Merak eden öğrenci benim için çok kıymetlidir' </p><p>Akdeniz Üniversitesi ile Göynük Fen Lisesi arasında yapılan protokolün öğrencilere ne gibi bir yararı olacağı sorusu üzerine Rektör Prof. Dr. Özlenen Özkan, 'Üniversitemizin sunduğu laboratuvar imkânları ve öğretim üyelerimizin desteği çok kıymetli. Bir araştırma yapmak istediğinizde, lisenizdeki laboratuvar imkanlarının ötesinde daha derinlemesine analizlere ihtiyaç duyarsanız, üniversitemizin tüm kapıları sizlere sonuna kadar açıktır. Yeter ki isteyin; hiçbir öğrenciye hayır denmez. Eğer olur da bir engel ile karşılaşırsanız lütfen beni bulun. Merak eden öğrenci benim için çok kıymetlidir ve o merakı her zaman ateşlemek gerekir. Bizim size bu protokolle sunduğumuz en büyük katkıların başında yabancı dil desteği ve gelişmiş laboratuvar imkanları geliyor. Ancak bizim asıl kazanımımız, sizlerin mutluluğu ve başarılarıdır. Sizler güzel işler çıkardıkça biz de mutlu oluyoruz. Belki bir-iki sene sonra üniversitemizde benim öğrencim olacaksınız; sizin gibi başarılı ve meraklı öğrencilerin bizi tercih etmesi bizim için en büyük kazanımdır' dedi. </p><p>Kemer İlçe Milli Eğitim Müdürü Mehmet Erkan Ergen ise yaptığı konuşmada Rektör Prof. Dr. Özlenen Özkan'ı Göynük Fen Lisesi'nde misafir etmekten mutluluk duyduklarını ifade etti. Ergen geçtiğimiz haftalarda Göynük Fen Lisesi ile Akdeniz Üniversitesi arasında imzalanan protokol içinde Rektör Prof. Dr. Özlenen Özkan'a teşekkür etti. </p><p>Söyleşi sonunda Rektör Özkan'a günün anlam ve önemine binaen İlçe Milli Eğitim Müdürü Mehmet Erkan Ergen ve Göynük Fen Lisesi Müdürü Ali Yıldırım tarafından plaket takdim edildi. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Antalya, Sağlık</category>
      <guid>https://www.basinantalya.com/rektor-ozkan-bu-ayin-sonunda-car-t-hucreleri-ile-losemi-ve-lenfoma-tedavilerine-baslayacagiz</guid>
      <pubDate>Tue, 05 May 2026 12:44:53 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://basinantalyacom.teimg.com/crop/1280x720/basinantalya-com/uploads/2026/05/agency/iha/rektor-ozkan-bu-ayin-sonunda-car-t-hucreleri-ile-losemi-ve-lenfoma-tedavilerine-baslayacagiz.jpg" type="image/jpeg" length="69275"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kızını karaciğer nakli beklerken kaybetti, oğlu organ bağışıyla hayata tutundu]]></title>
      <link>https://www.basinantalya.com/kizini-karaciger-nakli-beklerken-kaybetti-oglu-organ-bagisiyla-hayata-tutundu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.basinantalya.com/kizini-karaciger-nakli-beklerken-kaybetti-oglu-organ-bagisiyla-hayata-tutundu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antalya'da yaklaşık 1 yıldır karaciğer nakli için bekleyen 10 yaşındaki Süleyman Taşkesen, 9 yaşındaki bir çocuğun vefatının ardından ailesinin organlarını bağışlamasıyla sağlığına kavuştu. 7 yıl önce aynı hastalık nedeniyle 15 yaşındaki kızını kaybeden Arzu Taşkesen, oğlunun nakil olmasının ardından donör aileye yazdığı mektupta, 'Size o kadar minnettarım ki bana yaşattığınız mutluluğun tarifi yok. Ama artık yüreğimde bir sızı daha var' sözleriyle hem minnetini hem de yaşadığı üzüntüyü dile getirdi. Nakli gerçekleştiren Prof. Dr. İbrahim Aliosmanoğlu ise kadavra bağışının önemine dikkat çekerek, 'Bazen aileler ya da hasta yakınları canlı uygun donör bulamıyor. Burada kadavra bağışı hayat kurtarıcı oluyor' dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Antalya'da yaklaşık 1 yıldır karaciğer nakli için bekleyen 10 yaşındaki Süleyman Taşkesen, 9 yaşındaki bir çocuğun vefatının ardından ailesinin organlarını bağışlamasıyla sağlığına kavuştu. 7 yıl önce aynı hastalık nedeniyle 15 yaşındaki kızını kaybeden Arzu Taşkesen, oğlunun nakil olmasının ardından donör aileye yazdığı mektupta, 'Size o kadar minnettarım ki bana yaşattığınız mutluluğun tarifi yok. Ama artık yüreğimde bir sızı daha var' sözleriyle hem minnetini hem de yaşadığı üzüntüyü dile getirdi. Nakli gerçekleştiren Prof. Dr. İbrahim Aliosmanoğlu ise kadavra bağışının önemine dikkat çekerek, 'Bazen aileler ya da hasta yakınları canlı uygun donör bulamıyor. Burada kadavra bağışı hayat kurtarıcı oluyor' dedi. </p><p>Gaziantep'te yaşayan ve 1 yaşındayken karaciğer yetmezliği tanısı konulan 10 yaşındaki Süleyman Taşkesen'in ailesi, yaklaşık 1 yıl önce Medical Park Antalya Hastane Kompleksi Organ Nakli Merkezi'ne başvurdu. Prof. Dr. İbrahim Aliosmanoğlu tarafından değerlendirilen Süleyman, uygun canlı donör bulunamaması nedeniyle kadavra bağışıyla gerçekleşecek nakil için bekleme listesine alındı. Yaklaşık 1 yıldır nakil bekleyen Süleyman için beklenen haber, 2 hafta önce geldi. 9 yaşındaki bir çocuğun vefatının ardından ailesinin organlarını bağışlaması üzerine Taşkesen ailesine uygun karaciğer bulunduğu bildirildi. Gaziantep'te yaşayan aile, haberi aldıkları akşam yola çıkarak Antalya'ya geldi. Süleyman Taşkesen, Antalya'ya ulaştığı sabah Prof. Dr. İbrahim Aliosmanoğlu ve ekibi tarafından ameliyata alındı. Başarılı geçen naklin ardından küçük çocuk, yıllardır mücadele ettiği hastalığın sıkıntılarından kurtulup sağlığına kavuştu. </p><p>'Aynı aile daha önce kızları için de başvurmuştu, maalesef kaybettik' </p><p>Nakil süreciyle ilgili bilgi veren Medical Park Antalya Hastane Kompleksi Organ Nakli Merkezi Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. İbrahim Aliosmanoğlu, Süleyman'a 2 hafta önce kadavradan karaciğer nakli gerçekleştirdiklerini belirterek, ailenin yaklaşık 1 yıl önce merkeze başvurduğunu söyledi. Süleyman için uygun canlı donör bulunamadığını anlatan Aliosmanoğlu, 'Biz Süleyman'a 2 hafta önce kadavradan karaciğer nakli gerçekleştirdik. Yaklaşık 1 yıl önce başvuruda bulundular. Uygun canlı donör olmadığı için kadavra listesine almıştık. Uygun canlı donör olmadığını bilerek vurguluyorum. Ülkemizde maalesef kadavra bağışı az, yeterli değil' dedi. </p><p>Aynı ailenin yıllar önce kızları için de karaciğer nakli başvurusunda bulunduğunu aktaran Prof. Dr. Aliosmanoğlu, 'Birkaç yıl önce yine Süleyman'ın ablası için bize kadavra listesinden karaciğer nakli için başvurmuştu aynı aile. Maalesef o kızımıza kadavra çıkmadığı için onu kaybettik. Ona nakil gerçekleştiremedik ama Süleyman'da Allah'tan böyle bir şansımız oldu' diye konuştu. </p><p>'Vefat eden bir çocuğumuzun karaciğerini Süleyman'a naklettik' </p><p>Vefat eden bir çocuğun ailesinin organ bağışı kararıyla Süleyman'ın nakil şansı bulduğunu ifade eden Aliosmanoğlu, ameliyat sonrası sürecin iyi ilerlediğini söyledi. Aliosmanoğlu, 'Vefat eden bir çocuğumuzun karaciğerini ailesi bağışlamıştı. Biz de iki hafta önce Süleyman'a nakil ameliyatını gerçekleştirdik ve her şey gayet iyi gidiyor. 4-5 gün önce de Süleyman'ı taburcu ettik' ifadelerini kullandı. </p><p>'Kadavra bağışı hayat kurtarıcı oluyor' </p><p>Organ bağışının özellikle canlı donör bulunamayan hastalar için hayati önem taşıdığını belirten Aliosmanoğlu, kadavra bağışı konusunda toplumsal duyarlılığın artması gerektiğini kaydetti. Prof. Dr. Aliosmanoğlu, 'Bazen aileler ya da hasta yakınları canlı uygun donör bulamıyor ve burada kadavra bağışı hayat kurtarıcı oluyor. Hatta keşke yeterli kadavra bağışı olsa da canlı nakilleri hiç yapmasak diye uğraşıyoruz ama maalesef o hassasiyete ya da o duruma ulaşamadık ülkemizde. Mümkün olduğu kadar bağışı artırmamız gerekiyor, ki çocuklarımız, gençlerimiz normal hayatlarına dönsünler, hayatlarını yaşasınlar. Buradan tüm ülkemize sesleniyoruz, herkesi organ bağışında bulunmaya davet ediyoruz' diye konuştu. </p><p>Türkiye'de yıllık yaklaşık bin 500 ile 2 bin civarında karaciğer nakli gerçekleştiğini aktaran Aliosmanoğlu, buna yakın sayıda hastanın da karaciğer nakli beklediğini belirtti. Aliosmanoğlu, 'Bildiğim kadarıyla yaklaşık 30 bin civarında da böbrek nakli için bekleyen hastamız var. Bunların büyük çoğunluğu diyalizle devam ediyor ve buna bağlı komplikasyonlarla uğraşıyor. Yeterli bağış olduğunda aslında bu listeler erir. Hem karaciğer nakli hem böbrek nakli için umarım kadavra organ bağışında bu sayıları artırırız' ifadelerini kullandı. </p><p>'Beyin ölümü bitkisel hayatla karıştırılmamalı' </p><p>Kadavra bağışının beyin ölümü gerçekleşen hastalardan yapılabildiğini anlatan Aliosmanoğlu, beyin ölümünün geri dönüşü olmayan bir durum olduğunu vurguladı. Hasta yakınlarının zaman zaman beyin ölümünü bitkisel hayatla karıştırabildiğini belirten Aliosmanoğlu, sözlerini şöyle tamamladı: </p><p>'Kadavra bağış beyin ölümü olan hastalardan oluyor. Beyin ölümü olan bir insanın geri dönme ihtimali yok. Bu durum ayrıntılı testlerle tespit ediliyor. Hasta yakınlarımız bunu bazen bitkisel hayatla karıştırıyor. 'Yeniden bir umut belki hastamız geri döner ya da canlanır' gibi düşünebiliyorlar ama beyin ölümü tanısı konulduğunda böyle bir ihtimal kesinlikle yok. Bağış olmadığında beyin ölümü olan kişi zaten vefat etmiş oluyor. Ama ailesi organ bağışladığında, o kişinin organları en az 4-5 kişiye yeniden hayat oluyor.' </p><p>Kızını aynı hastalıktan kaybetti, oğluna umut oldu </p><p>Anne Arzu Taşkesen, oğlunun nakil sürecini anlatırken 7 yıl önce aynı hastalık nedeniyle kızlarını kaybettiklerini dile getirdi. Kızına geç kalındığını ve nakil yapılamadığı için onu kaybettiklerini belirten Taşkesen, 'Biz Süleyman için geçtiğimiz kasım ayında nakil işlemleri için başvurduk. Daha önce kızımız için de nakil için başvurmuştuk, 15 yaşındaydı. Ona çok geç kalmıştık ve yetişemedik. Siroz oldu ve kaybettik. Süleyman'da daha bilinçli olduk, erken müdahale etmek istedik' dedi. </p><p>Kendisinin de taşıyıcı olduğunu, genetik bir rahatsızlık nedeniyle canlı donör olmasının risk taşıdığını söyleyen anne Taşkesen, 'Canlı verici olmak istedim ama taşıyıcı olduğum için, genetik bir rahatsızlığım olduğu için bendeki karaciğer de biraz riskli oluyordu. Onun için doktorumuz kadavraya yazdırmak istedi. Biz de kadavra listesine yazdırdık' diye konuştu. </p><p>'Bir çocuktan haber geldi, hemen yola çıktık' </p><p>Nakil olacağı haberini Gaziantep'te aldıklarını anlatan anne Taşkesen, o an hem sevinci hem de başka bir ailenin acısını aynı anda yaşadıklarını söyledi. Taşkesen, 'Bir çocuktan vefat haberi geldi, o çocuğa da çok üzüldük. Gaziantep'teydik, hemen akşam yola çıktık. Sabahında buradaydık ve Süleyman hemen ameliyata girdi. Ameliyat çok şükür çok iyi geçti. Hiç beklemediğimiz bir anda oldu. O çocuğun ailesine bu bağışı yaptıkları için çok teşekkür ediyoruz' dedi. </p><p>'Çocuklarını iki dakika kaybetseler beni anlarlar' </p><p>Organ bağışının sadece bir hastayı değil, bütün aileyi etkileyen bir karar olduğunu vurgulayan Taşkesen, 'İnsan başına gelmeyince anlamıyor. Benim yaşadığımı yaşamaları lazım birinin beni anlaması için. İnsanın çocuğu en değerli şeyi. İki dakika kaybetseler beni anlarlar. Organ bağışı yapmak insanların tek bir kişiyi değil; anneyi, babayı, kardeşi, akrabayı, herkesi ilgilendiriyor. O sadece bir kişi değil; bir aile, bir akraba, bir topluluk. O bizim bir dünyamız. Ameliyat olduğu için çok mutluyuz' ifadelerini kullandı. </p><p>'Sürekli 'Rahat uyumak istiyorum' diyordu' </p><p>Süleyman'ın nakil öncesi ciddi sıkıntılar yaşadığını anlatan anne Taşkesen, oğlunun özellikle kaşıntı ve uyku düzensizliği nedeniyle çok zorlandığını dile getirdi. Sürekli endişe içinde yaşadıklarını belirten Taşkesen, şöyle konuştu: </p><p>'Ne olacak, nasıl olacak, kurtaracak mıyız diye sürekli bir endişe içindeydik. Çok şükür artık çok mutluyuz. Herkesi bilinçli olmaya davet ediyorum. Süleyman'ın nakil öncesi kaşıntıları oluyordu, uyku düzeni yoktu. Uykudan uyanıp sürekli kaşınıyordu. 'Yeter artık, ben bundan kurtulmak istiyorum, rahat uyumak istiyorum, istediğimi yemek istiyorum' diye hep dert yanıyordu. Artık inşallah normal, sağlıklı bir insan olarak hayatına devam edecek.' </p><p>Donör aileye mektup yazdı: 'Bana yaşattığınız mutluluğun tarifi yok' </p><p>Oğluna karaciğeri bağışlanan kişinin bir çocuk olduğunu öğrenince çok üzüldüğünü belirten anne Taşkesen, donör aileye duyduğu minneti bir mektupla dile getirdi. Kendisi de evlat acısı yaşadığı için donör ailenin acısını çok iyi anladığını söyleyen Taşkesen, 'Kimin organ bağışladığını öğrenmek istemiştim. Bir çocuk olduğunu öğrenince çok üzüldüm. Bir yandan ailesine çok teşekkür ediyorum. Onların acısını ben de bir çocuk kaybettiğim için anlıyorum. Böyle bir şey yapmak çok zor bir şey. Çok zor bir şeyi başarmışlar. Hele bir çocuğunun organını bağışlamak çok zor ama bilinçlenmek böyle bir şey' dedi. </p><p>Taşkesen, donör aileye yazdığı mektupta şu ifadeleri kullandı: </p><p>'Merhaba hiç tanımadığım ama acısını yüreğimde hissettiğim can aile. Bundan 7 sene önce ben de karaciğer hastalığından kızımı kaybettim. 15 yaşındaydı, 23 Nisan doğumlu. Doğum günü geldi, kızım 22 oldu. 18 yaşında oğlum, 10 yaşında oğlum ve 8 yaşında kızım var. Süleyman 1 yaşındayken onun da hasta olduğunu öğrendim. Hep onda bir şey olur korkusuyla yaşadım. 10 yaşında yeşil gözlü, hayat dolu bir çocuk Süleyman. Dün bir telefonla Gaziantep'ten çıkıp yeniden buraya yetişmeye çalıştık. İçimde hem korku hem sevinç vardı. Çocuğum iyileşecekti. Sürekli kaşınan, her yerini yara yapan, geceleri uyumayan Süleyman artık deliksiz uyuyacaktı ve büyüyecekti. Size o kadar minnettarım ki. Bana yaşattığınız mutluluğun tarifi yok. Ama artık yüreğimde bir sızı daha var. Süleyman'ın içindeki güzel yürek Can. Allah'ım rahmet eylesin, sizi cennetinde kavuştursun. Allah sizden bin kere razı olsun. Allah'a emanet olun. Süleyman'ın annesi.' </p><p>'7 senedir yüreğimde kızımın ateşiyle yaşıyorum' </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Mektubunda 7 yıl önce kaybettiği kızından da bahsettiğini belirten Taşkesen, 'Kızım 15 yaşındaydı. Çok çektik. O da organ nakli olsaydı belki kurtarabilirdim. 7 sene oldu, 7 senedir yüreğimde onun ateşiyle yaşıyorum. Keşke herkes bilinçlense ve hiçbir çocuk, hiçbir hasta ölmese diyorum' ifadelerini kullandı. </p><p>'10 yıldır çocuğumuz çok çekti' </p><p>Baba Taşkesen de oğlunun yıllardır hastalıkla mücadele ettiğini ve naklin ardından büyük mutluluk yaşadıklarını söyledi. Kızlarını kaybetmenin acısını da taşıdıklarını belirten baba Taşkesen, 'İbrahim hocaya çok teşekkür etmek istiyorum. 10 yıldır çocuğumuz çok çekti. Bizi bu hastalıktan kurtardığı için hocamıza minnettarız. Geceleri çocuğum hiç rahat değildi. Kızımızın da acısı vardı. İbrahim hocaya ve ekibine teşekkür ediyorum' dedi. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Antalya, Sağlık</category>
      <guid>https://www.basinantalya.com/kizini-karaciger-nakli-beklerken-kaybetti-oglu-organ-bagisiyla-hayata-tutundu</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Apr 2026 11:13:51 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://basinantalyacom.teimg.com/crop/1280x720/basinantalya-com/uploads/2026/04/agency/iha/kizini-karaciger-nakli-beklerken-kaybetti-oglu-organ-bagisiyla-hayata-tutundu.jpg" type="image/jpeg" length="33830"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Prof. Dr. Zülfikar'dan hemofilide yerli Ar-Ge çağrısı]]></title>
      <link>https://www.basinantalya.com/prof-dr-zulfikardan-hemofilide-yerli-ar-ge-cagrisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.basinantalya.com/prof-dr-zulfikardan-hemofilide-yerli-ar-ge-cagrisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antalya'da düzenlenen 23. Türkiye Hemofili Kongresi'nde konuşan İstanbul Üniversitesi Rektörü ve Türkiye Hemofili Derneği Genel Başkanı Prof. Dr. Osman Bülent Zülfikar, hemofili tedavisinde Türkiye'nin halen ithal ilaçlara bağımlı olduğunu belirterek, 'Hastalarımızı hala ithal ilaçlarla tedavi ediyoruz. Öncü, özgün ve çığır açıcı araştırmalarımızın ürüne dönüşmesi gerekiyor' dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Antalya'da düzenlenen 23. Türkiye Hemofili Kongresi'nde konuşan İstanbul Üniversitesi Rektörü ve Türkiye Hemofili Derneği Genel Başkanı Prof. Dr. Osman Bülent Zülfikar, hemofili tedavisinde Türkiye'nin halen ithal ilaçlara bağımlı olduğunu belirterek, 'Hastalarımızı hala ithal ilaçlarla tedavi ediyoruz. Öncü, özgün ve çığır açıcı araştırmalarımızın ürüne dönüşmesi gerekiyor' dedi. </p><p>Türkiye Hemofili Derneği ile Hemofili Dernekleri Federasyonu iş birliğinde düzenlenen 23. Türkiye Hemofili Kongresi, 15-17 Nisan tarihleri arasında Antalya'nın Belek turizm merkezinde gerçekleştiriliyor. Kongre kapsamında İHA'ya açıklamalarda bulunan İstanbul Üniversitesi Rektörü ve Türkiye Hemofili Derneği Genel Başkanı Prof. Dr. Osman Bülent Zülfikar, Türkiye'nin hemofili tedavisinde ithal ilaçlara bağımlılığını sonlandırması gerektiğini belirterek, yerli araştırma ve geliştirme çalışmalarıyla özgün ilaç üretimine geçilmesinin önemine işaret etti. </p><p>'Hala ithal ilaçlarla hastalarımızı tedavi ediyoruz' </p><p>Prof. Dr. Osman Bülent Zülfikar, Türkiye'nin sağlık alanında önemli bir noktada bulunduğunu ancak tıbbın sürekli gelişen bir alan olduğunu belirterek, bu gelişimin parçası olabilmek için araştırma sisteminin güçlendirilmesi gerektiğini söyledi. </p><p>Türkiye'nin hemofili alanında kendi üretim kapasitesini geliştirmesi gerektiğini ifade eden Zülfikar, 'Şu ana kadar hastalarımızı hala ithal ilaçlarla tedavi ediyoruz. Burada öncelik vermemiz gereken hususlardan biri, ülkemizin her alanda olduğu gibi kendi yatırımlarını kendisinin yapması ve ülkemizdeki araştırmacılardan istifade etmesidir. Böylelikle öncü, özgün ve çığır açıcı araştırmalarımız ürüne dönüşebilir' dedi. </p><p>Bu alanda yalnızca hekimlerin değil, farklı disiplinlerden araştırmacıların da birlikte çalışması gerektiğini vurgulayan Zülfikar, sanayi, iş dünyası ve kamu kurumlarının da sürece yatırım yapmasının önem taşıdığını dile getirdi. </p><p>'Sürekli satın alarak bir yere kadar ilerleyebiliyoruz' </p><p>Türkiye'nin sağlık alanındaki birikiminin üretime dönüştürülmesi gerektiğine dikkat çeken Zülfikar, 'Bu alanda yalnızca biz uzmanlar ve hekimler değil, diğer araştırmacılar da birlikte çalışmalı. Endüstrinin, iş insanlarının ve resmi kurumların da yatırım yapması gerekiyor ki ülkemiz bu alanda yeni ürünler üretebilsin. Aksi halde sürekli satın alarak bir yere kadar ilerleyebiliyoruz' ifadelerini kullandı. </p><p>'Bir kısım hasta ürüne ve tedaviye ulaşmakta zorluk çekiyor' </p><p>Hemofili tedavisinde bazı hastaların ürüne erişimde güçlük yaşayabildiğini belirten Zülfikar, 'Bir noktadan sonra daha ucuz ve daha fazla bulunan ürünlere yönelmek zorunda kalıyoruz. Ülkemizde hastaların bir kısmı ürüne ve tedaviye ulaşmakta da zorluk çekiyor. Sağlıkta çok ilerideyiz, çok şükür, bu yönlerimiz oldukça iyi. Ama tıp burada durmuyor' diye konuştu. </p><p>Tıbbın geldiği noktada yalnızca mevcut uygulamaları sürdürmenin yeterli olmadığını ifade eden Zülfikar, daha ileriye gidilebilmesi için araştırmanın merkezde olması gerektiğini söyledi. </p><p>'Yeni bilgi ancak araştırmayla elde edilir' </p><p>Araştırmanın sağlık alanındaki gelişimin temel unsuru olduğunu vurgulayan Zülfikar, 'Tıbbın daha ileriye gidebilmesi için bizim de mutlaka araştırma sisteminin içinde olmamız gerekiyor. Yeni bilgi ancak araştırmayla elde edilir. Bizim ısrarla söylediğimiz şey, ülkemizde araştırmaları artırmak, araştırmacı sayısını çoğaltmak, onları yüreklendirmek ve onlara güven vermektir' dedi. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Araştırmacıların yalnızca hasta muayenesiyle sınırlı bir meslek hayatı sürmemesi gerektiğini belirten Zülfikar, bilimsel üretimin fikri mülkiyet ve patent gibi alanlarla da desteklenmesi gerektiğini kaydetti. Zülfikar, 'Hekimlerimizin yalnızca hasta muayenesiyle sınırlı kalmaması, fikri mülkiyet ve patent gibi alanlarda da kendilerine yeni gelecekler kurması gerekir. Böylece arkalarından önemli meslektaşlarını da bu alana çekebilirler' ifadelerine yer verdi. </p><p>'Bu bir anlayış değişikliğidir' </p><p>Türkiye'de hemofili alanında ticarileşebilecek bir ürün üretme aşamasına gelinip gelinmediğine ilişkin de değerlendirmede bulunan Zülfikar, bu noktada henüz istenilen seviyeye ulaşılmadığını söyledi. Ancak temel bilgi ve uygulama tecrübesinin bulunduğunu vurgulayan Zülfikar, bunun bir zihniyet değişimiyle mümkün olabileceğini dile getirdi. </p><p>Zülfikar, 'Türkiye'nin herhangi bir yerinde hemofilinin ticariye yansıyacak bir ürününü üretme aşamasına gelmiş biri var mı diye sorarsanız, buna 'hayır' derim. Ama bunun temel bilgisine sahip, uygulamadaki bilgi birikimini taşıyan insanlar var mı? Evet, var. Ancak bunu hayata geçirebilmek bir anlayış değişikliğidir, gerçekten bir tarz değişikliğidir. Öncelikle kamuoyunun buna inanması lazım, bu olabilir. Bilim dünyasının buna inanması lazım, bu olabilir. Akademisyenlerimizin de 40 yıllık uzun akademik ömürlerine bu gözle bakmaları ve bunun için çaba göstermeleri gerekiyor. Biz de üniversiteler olarak bu heyecanı duyuyor, sürdürmek istiyoruz. Eminim Sosyal Güvenlik Kurumu da, Sağlık Bakanlığı da bu arzunun içinde. Nitekim Sağlık Bakanlığının da 'Üreten Sağlık' şeklinde bir sloganı var. Onlar da bu isteği taşıyor. Niye olmasın' dedi. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Antalya, Sağlık</category>
      <guid>https://www.basinantalya.com/prof-dr-zulfikardan-hemofilide-yerli-ar-ge-cagrisi</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Apr 2026 09:29:36 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://basinantalyacom.teimg.com/crop/1280x720/basinantalya-com/uploads/2026/04/agency/iha/prof-dr-zulfikardan-hemofilide-yerli-ar-ge-cagrisi.jpg" type="image/jpeg" length="99205"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Prof. Dr. Alper Demirbaş ismi parka verilecek]]></title>
      <link>https://www.basinantalya.com/prof-dr-alper-demirbas-ismi-parka-verilecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.basinantalya.com/prof-dr-alper-demirbas-ismi-parka-verilecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antalya’da Muratpaşa Belediyesi, organ naklinde rekorlara imza atıp adını tıp tarihine yazdıran ve tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitiren Prof. Dr. Alper Demirbaş’ın adını ilçede bir parka verecek.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Antalya’da Muratpaşa Belediyesi, organ naklinde rekorlara imza atıp adını tıp tarihine yazdıran ve tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitiren Prof. Dr. Alper Demirbaş’ın adını ilçede bir parka verecek.<br />
Türkiye’de ilk doku uyumsuz böbrek nakli, ilk kan grubu uyumsuz böbrek nakli, aynı anda baypas ve böbrek nakli, ilk böbrek-pankreas nakli programı ve Antalya’da ilk kadavra vericili ve canlı vericili<br />
karaciğer naklini gerçekleştiren Demirbaş, geçen yıl ağustos ayında akciğer kanserine yakalandı. İstanbul&amp;#39;daki bir hastanede ameliyat edilen Prof. Dr. Demirbaş, enfeksiyon gelişmesi üzerine Akdeniz<br />
Üniversitesi Hastanesi&amp;#39;ne nakledildi. Yaklaşık 3 haftadır yoğun bakım ünitesinde tedavisi süren Prof. Dr. Demirbaş, geçen hafta hayatını kaybetti.<br />
Prof. Dr. Demirbaş, vasiyeti üzerine sade bir törenle son yolculuğuna uğurlanırken Muratpaşa Belediye Başkanı Ümit Uysal, aileye taziye ziyaretinde bulundu. Başkan Uysal, Prof. Dr. Demirbaş’ın<br />
eşi Nilüfer, kızı Alara, oğlu Yağız, kardeşi Prof. Dr. Murat Demirbaş, annesi İnci ve babası Secaattin Demirbaş’a başsağlığı dileğinde bulundu. Uysal, Prof. Dr. Demirbaş ismini ilçede bir parka vermek<br />
istediklerini de dile getirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem, Sağlık</category>
      <guid>https://www.basinantalya.com/prof-dr-alper-demirbas-ismi-parka-verilecek</guid>
      <pubDate>Mon, 05 Feb 2024 16:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://basinantalyacom.teimg.com/crop/1280x720/basinantalya-com/uploads/2024/02/alper-demirbas.jpg" type="image/jpeg" length="92622"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[YUNANİSTANLI DOKTORLAR İLK KEZ TÜRKİYE’DE]]></title>
      <link>https://www.basinantalya.com/yunanistanli-doktorlar-ilk-kez-turkiyede</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.basinantalya.com/yunanistanli-doktorlar-ilk-kez-turkiyede" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Marginal Antalya Health Travel Fuarı, 22-23 Nisan günlerinde Antalya’da sağlık turizmi paydaşlarını bir araya getirmeye hazırlanıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>22-23 Nisan 2024 tarihinde kapılarını Nirvana Cosmopolitan Otel’de açmaya hazırlanan “Marginal Antalya Health Travel Fuarı”, sağlık turizmi sektörünün tüm paydaşlarını bir araya getirmeye hazırlanıyor. Türkiye’de bir fuara ilk kez katılacak olan Yunanistanlı doktor ve sağlık kuruluşları sayesinde Türkiye-Yunanistan arasındaki sağlık turizmi ilişkilerinin kuvvetlendirilmesi hedefleniyor.<br />
<br />
<b>YUNANİSTAN’LA BAĞLAR KUVVETLENECEK</b><br />
14 ülkeden yaklaşık 400 kişinin katılması beklenilen fuarda, Türkiye’nin yanı sıra Antalya’nın da tanıtımının yapılması hedefleniyor. Yunanistanlı hekimlerin ilk kez Türkiye’de böyle bir fuara katılacağını söyleyen Marginal Antalya Health Travel Fuarı Koordinatörü Yalçın Avcı, “Yunanistanlı hekimlerin de bu fuara katılmasıyla iki ülke arasındaki sağlık turizmi ağının genişlemesini istiyoruz. Komşu ülkenin bu fuar katılımı sayesinde Türkiye’deki sağlık kuruluşları ve Türk doktorlarıyla iletişim kurması mümkün olacak ve oldukça yakın bir lokasyon olan Yunanistan’dan da hasta almaya başlayacağız” dedi.<br />
<br />
<b>ULUSLARARASI AĞ KURMA FIRSATI</b><br />
Katılımcı diğer ülkeler İngiltere, Almanya, Azerbaycan, Özbekistan, Kazakistan, Rusya, Kosova, Makedonya, Kırgızistan, Çek Cumhuriyeti, Körfez Ülkeleri, Ortadoğu, Bulgaristan ve İsveç’in de katkılarıyla sektörde uluslararası bir ağ kurma fırsatının da sunulduğunu belirten Avcı, “Türkiye'nin sağlık sektöründeki konumunu; yüksek standartlı sağlık hizmetleri, uygun maliyet ve kalite dengesi, tıbbi turizmde çeşitlilik, teknolojik altyapı ve inovasyon, turistik çekicilik, hükümet desteği ve düzenlemeler belirlemektedir. Türkiye'nin sağlık sektörü, uluslararası alanda rekabetçi bir konumda bulunarak hem kaliteli sağlık hizmetleri sunma kapasitesi hem de turistik çekiciliğiyle öne çıkmaktadır” diye konuştu.<br />
<br />
<br />
<b>KALİTELİ SAĞLIK İÇİN EN DOĞRU LOKASYON ANTALYA</b><br />
Antalya’nın sağlık turizmi için ideal bir destinasyon olduğuna vurgu yapan Yalçın Avcı, “Doğal güzellikleri, tarihi zenginlikleri ve sıcak iklimiyle ünlü bir turistik destinasyon olan Antalya’da sağlık turistleri, tedavilerini alırken aynı zamanda bu güzellikleri keşfetme şansına sahip olabilir.<b> </b>Kaliteli sağlık hizmetleriyle Antalya, modern sağlık tesisleri, deneyimli doktorları ve yüksek standartlarda sağlık hizmetleri sunan kuruluşlarıyla bilinir. Sağlık turistleri, uluslararası standartlarda tedavi almanın güvencesini bulabilir.&nbsp; Ayrıca uluslararası havaalanı ve iyi bir ulaşım altyapısı sayesinde sağlık turistleri rahatça Antalya'ya ulaşabilir” diyerek fuar için neden Antalya’yı tercih ettiklerini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><br />
<img alt="" src="https://basinantalyacom.teimg.com/basinantalya-com/uploads/2024/01/yalcin-avci.JPG" style="width: 1066px; height: 1600px;" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem, Ekonomi, Sağlık, TURİZM, Antalya</category>
      <guid>https://www.basinantalya.com/yunanistanli-doktorlar-ilk-kez-turkiyede</guid>
      <pubDate>Wed, 24 Jan 2024 14:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://basinantalyacom.teimg.com/crop/1280x720/basinantalya-com/uploads/2024/01/saglik-turizmi-fua.JPG" type="image/jpeg" length="75531"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[13 YILDA 35 BİN BEBEK VİTALE HASTANESİ’NDE DÜNYAYA GELDİ]]></title>
      <link>https://www.basinantalya.com/13-yilda-135-bin-bebek-vitale-hastanesinde-dunyaya-merhaba-dedi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.basinantalya.com/13-yilda-135-bin-bebek-vitale-hastanesinde-dunyaya-merhaba-dedi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Açıldığı günden bu yana 35 bin bebek dünyaya gelen Vitale Kadın Hastalıkları ve Doğum Hastanesi hekimleri basın mensuplarıyla bir araya geldi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Vitale Kadın Hastalıkları ve Doğum Hastanesi hekimleri, Antalya Gazeteciler Cemiyeti’nde düzenlenen basın toplantısında, basın mensuplarıyla buluştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p>Antalya Gazeteciler Cemiyeti'nde düzenlenen basın toplantısında, Vitale Kadın Hastalıkları ve Doğum Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölümü’nden Op. Dr. Ali Fuat Şengör ile Op. Dr. Esra Ünal, Yenidoğan Yoğun Bakım Bölümü’nden Doç. Dr. Ali Annagür basın mensuplarıyla bir araya geldi. Düzenlenen toplantıda doğum ve kadın hastalıklarının yanı sıra yenidoğan ünitesi hakkında da bilgiler paylaşıldı. Basın mensuplarının sorularının da yanıtlandığı toplantıda, hastanenin özellikli branşları ve yapılan işlem ve operasyonları da anlatıldı.</p>

<p><b>“EN ÇOK DOĞUM YAPILAN HASTANE OLARAK HİZMET VERMEKTEYİZ”</b></p>

<p>Antalya’nın Kepez İlçesi’nde 2010 yılında hizmet vermeye başladıklarını söyleyen Vitale Kadın Hastalıkları ve Doğum Hastanesi Mesul Müdürü ve Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölümü hekimlerinden Op. Dr. Ali Fuat Şengör; “Amacımız Antalya’da eksik olan kadın hastalıkları ve doğumla ilgili branş hastanesi açmak ve ihtiyacı karşılamaktı. Yaklaşık 17 yatakla hizmet vermeye başladık. Sonrasında 78 yatağa kadar çıktık. Şuan itibariyle Antalya’da, Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nden sonra en çok doğum yapılan hastane olarak hizmet vermekteyiz” şeklinde konuştu.<br />
<br />
<b>13 YILDA 35 BİN BEBEK</b><br />
<br />
Normal doğum oranlarının artması için çalışmalar yaptıklarının altını çizen Op. Dr. Ali Fuat Şengör, “Amacımız; kadınlarımızın özellikle normal doğum tercih etmesidir. Doğum fobisini yenerek, normal doğuma teşvik ediyoruz. İlk yıllımızda 565 doğum gerçekleştirdik. Açıldığımızdan bu yana ise; 35 bin bebek hastanemizde dünyaya geldi. Bu her yıl ortalama 2 bin 500 bebek anlamına gelmektedir. Ayda mutlaka üçüz doğumumuz olur, yılda da ortalama 100 tane de ikiz doğum oluyor. Doğum sayılarımız, yenidoğan ayağımızı da kuvvetlendirdiği için Antalya’da en fazla yatak sayısına sahip hastanelerden biri olduk” dedi.<br />
<br />
<b>“1 YILLIK SÜREDE, YÜZDE 15 ÇİFT GEBELİĞİ YAKALAYAMIYOR”</b><br />
<br />
Kısırlığın toplumda sık görülür bir durum olduğunu belirten Op. Dr. Şengör, “Bir yıl boyunca düzenli bir beraberlik olmasına rağmen çocuk sahibi olmayan çiftlere, bebek problemi olan çift diyoruz. Toplumda; 1 yıllık süre zarfında yüzde 15 çift gebeliği yakalayamıyor. Kısırlığın yüzde 65’lik sebebi kadın faktörlerinden kaynaklanıyor. Kısırlığa, yumurtalıklar, tüpler veya rahmin yapısı sebep olabilmektedir. Erkeklerde ise kısırlık; sprem kalitesi, yaş, sigara, alkol tüketimi, ateşli hastalıklar, enfeksiyon, kimyasal maddelerden kaynaklı olabilmektedir. Evlenme ve gebe kalma yaşının giderek ilerlemesi de risk oluşturmaktadır” şeklinde konuştu.</p>

<p><b>“TÜP BEBEK TEDAVİSİNDE TÜRK HEKİMLERİ BAŞARILI”</b></p>

<p>Antalya’nın ulaşılabilir bir konumda olması nedeniyle yurtdışından da gebelik umuduyla anne adaylarının kendilerine başvurduklarına vurgu yapan Şengör sözlerine şöyle devam etti: “Türki Cumhuriyetlerden, Rusya’dan ve çevre ülkelerden anne adaylarımız bizlere başvuruyor, gördüğü tedavi sonrasında annelik duygusunu tadıyor. Tüp bebek süreci yaklaşık 3 haftalık sürüyor. Hastalar, hazırlığını yurtdışında yapıp, Antalya’da 3 hafta kaldığında bu süreci tamamlamış oluyor. Türkiye’deki tedaviler yurtdışına göre daha uygun fiyatlı ve Türk hekimleri bu konuda daha başarılı. Teknolojik olarak da Türkiye çevre ülkelerden önde bir yapıya sahip.”<br />
<br />
<b>“DOĞAL DOĞUMLA İLGİLİ ÇALIŞMALAR YAPIYORUZ”</b><br />
<br />
Hastaların tercihi nedeniyle yüzde 40 oranında normal doğum yüzde 60 oranında sezeryan doğum olduğunu söyleyen Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Esra Ünal ise; “Bu nedenle daha çok doğal doğumla ilgili çalışmalar yapıyoruz. Anne adaylarını psikolojik rahatlatma yönünde gebe okulu düzenledik. Suda doğuma teşvik etmeye çalışıyoruz. Suyun kasların ve doğum üzerindeki rahatlatıcı etkilerinden faydalanmaya çalışıyoruz. Hastanemiz 7/24 çalışmakta ve nöbetçi çocuk hastalıkları ve kadın doğum doktoru hizmet vermektedir. Ameliyathane ekibi de aynı sistemle çalışmaktadır” diye konuştu.<br />
<br />
<b>400 GRAMDAN, 6 KİLO 400 GRAMA KADAR DOĞAN BEBEKLER SAĞLIKLA TABURCU</b><br />
<br />
Yenidoğan Yoğun Bakım Uzmanı Doç. Dr. Ali Annagür, hastanenin yenidoğan yoğun bakım ünitesi hakkında bilgi vererek, “20 yenidoğan, 4 genel yoğun bakım yatağıyla hizmet veriyoruz. Teknik donanım üst seviyede çalışıyoruz. Hemşirelerimizin her biri, hasta bebeklerimize çocuğu gibi sahiplenerek, mesai kavramını dikkate almadan çalışıyor. 400 gram ağırlığında dünyaya gelen ve başarıyla tedavi edip taburcu ettiğimiz bebeğimiz büyük bir gurur ve motivasyon oldu. Ayrıca 6 kilo 400 gram bebeğimizi de sağlıkla taburcu ettik. Kısırlık tedavisi yapılması nedeniyle de sıklıkla ikiz, üçüz bebeklerimiz oluyor” diye bilgi verdi.</p>

<p>Düzenlenen toplantının ardından katılımcı basın mensuplarıyla beraber fotoğraf çekildi.<br />
<br />
<img alt="" src="https://basinantalyacom.teimg.com/basinantalya-com/uploads/2023/12/vitale-1.jpeg" style="width: 1600px; height: 1200px;" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem, Sağlık</category>
      <guid>https://www.basinantalya.com/13-yilda-135-bin-bebek-vitale-hastanesinde-dunyaya-merhaba-dedi</guid>
      <pubDate>Thu, 28 Dec 2023 17:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://basinantalyacom.teimg.com/crop/1280x720/basinantalya-com/uploads/2023/12/vitale-3.jpeg" type="image/jpeg" length="87892"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[ANTALYA, SAĞLIK TURİZMİ FUARINA  EV SAHİPLİĞİ YAPMAYA HAZIRLANIYOR]]></title>
      <link>https://www.basinantalya.com/antalya-saglik-turizmi-fuarina-ev-sahipligi-yapmaya-hazirlaniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.basinantalya.com/antalya-saglik-turizmi-fuarina-ev-sahipligi-yapmaya-hazirlaniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Marginal Antalya Health Travel Fuarı, 22-23 Nisan günlerinde Antalya’da sağlık turizmi rüzgârı estirmeye hazırlanıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>22-23 Nisan 2024 tarihinde kapılarını açmaya hazırlanan “Marginal Antalya Health Travel Fuarı”, sağlık turizmi sektörüne yeni bir soluk getirmeye hazırlanıyor. 14 ülkeden yaklaşık 400 kişinin katılacağı fuarda, Türkiye ve Antalya’nın da tanıtımının yapılması hedefleniyor.<br />
<br />
<b>TÜRKİYE İLE YURTDIŞI SAĞLIK TURİZMİ PAYDAŞLARI BULUŞACAK</b></p>

<p>Nirvana Cosmopolitan Hotel &amp; Convention Center’da düzenlenecek fuarın katılımcıları ise 14 ülkeden gelecek olan hastaneler, klinikler, hekimler ve seyahat acentaları olacak. Antalya sağlık turizminin öncülerinin de yer alacağı fuarda, Türkiye ile yurtdışı sağlık turizmi paydaşları buluşacak. Yepyeni işbirliklerinin kurulması planlanan fuarda tanınmış doktorlar ve sektörel konuşmacılar yer alacak, katılımcıları bilgilendirecek.<br />
<br />
<b>SEKTÖRDE ULUSLARARASI BİR AĞ KURMA FIRSATI DA SUNULACAK</b></p>

<p>İngiltere, Almanya, Azerbaycan, Özbekistan, Kazakistan, Rusya, Kosova, Makedonya, Kırgızistan, Çek Cumhuriyeti, Körfez Ülkeleri, Ortadoğu, Bulgaristan ve İsveç’ten gelecek olan katılımcılar yapılacak B2B toplantılar ve özellikli branşlarla ilgili organize edilecek konferanslarla bilgi sahibi olacak. Uluslararası işbirlikleri çerçevesinde yurt dışından gelen doktorlar ve Türkiye'nin öncü sağlık kuruluşları arasında işbirliğini arttırmak amacıyla düzenlenen fuar, sektörde uluslararası bir ağ kurma fırsatı da sunulacak.</p>

<p><b>SUNUM VE EĞİTİMLER DE VERİLECEK</b></p>

<p>Fuarda, yurt dışından katılım sağlayacak hekimlerle katılımcı sağlık kuruluşları özel olarak organize edilmiş 8 ayrı odada; saç ekimi, estetik cerrahi, diş, kanser, tüp bebek, ortopedi, üroloji, psikiyatri gibi alanlarda, hekim ve hasta görüşmelerinin yanı sıra sunum ve eğitimler gerçekleştirilecek. İki gün boyunca katılımcılara sektördeki diğer profesyonellerle tanışma ve işbirliği fırsatları bulma imkânının sunulacağı fuar hem Türkiye’nin hem de Antalya’nın tanıtımına da büyük katkı sunacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><b>“ÜLKE EKONOMİSİNE KATKIDA BULUNACAK İŞ BİRLİKLERİ OLACAK”</b></p>

<p>Sağlık turizmi sektöründen iş insanları ve yatırımcıların da bulunacağı fuarda; medikal turizmin geleceği, medikal turizmde güncel yaklaşımlar gibi konularda uzmanlar tarafından düzenlenecek panel ve seminerlerin de katılımcılara büyük katkı sunacağını söyleyen Marginal Antalya Health Travel Fuarı Müdürü Selda Kuzu, “Antalya için önemli bir fuar olacak ve ülke ekonomisine önemli oranda katkıda bulunacak işbirliklerine imza atılmasına vesile olacağız” diyerek fuar hakkında bilgi verdi.</p>

<p></p>

<p><img alt="" src="https://basinantalyacom.teimg.com/basinantalya-com/uploads/2023/12/saglik-turizmi-fuari-1.JPG" style="width: 2000px; height: 1333px;" /></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem, Ekonomi, Sağlık</category>
      <guid>https://www.basinantalya.com/antalya-saglik-turizmi-fuarina-ev-sahipligi-yapmaya-hazirlaniyor</guid>
      <pubDate>Thu, 14 Dec 2023 00:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://basinantalyacom.teimg.com/crop/1280x720/basinantalya-com/uploads/2023/12/saglik-turizmi-fuari-2.JPG" type="image/jpeg" length="49970"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
