İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında, sabah saatlerinde Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından Halk TV'nin İstanbul'daki merkez binasında arama gerçekleştirildi. Operasyon sırasında kanalın normal yayını durdurularak bant yayınına geçilirken, Sulh Ceza Hakimliği kararıyla şirket yönetimine Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) kayyum olarak atandı.
Başsavcılıktan Milyarlık MASAK Raporu Açıklaması
Soruşturmanın detaylarını kamuoyuyla paylaşan Başsavcılık; Halk TV Yönetim Kurulu Başkanı Cafer Mahiroğlu hakkında "rüşvet", "ihaleye fesat karıştırma" ve "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama" suçlamalarıyla işlem yapıldığını duyurdu.
MASAK raporlarına dayandırılan resmi açıklamada, İzmir Büyükşehir Belediyesi bağlantılı ihaleler üzerinden BUSTECH isimli şirket aracılığıyla 14,4 milyon TL tutarında kayıtsız rüşvet ödendiği öne sürüldü. Ayrıca Mahiroğlu ile ilişkili şirketlerin 30 milyar liranın üzerinde bir işlem hacmine sahip olduğu ve yüksek tutarlı, şüpheli uluslararası SWIFT para transferleri gerçekleştirildiği iddia edildi.
Geçmişteki Yakalama Kararı ve İETT İhalesi
Mahiroğlu hakkında adli sürecin geçmişe dayandığı da ortaya çıktı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının, 2024 yılındaki bir İETT ihalesine ilişkin alınan etkin pişmanlık ifadeleri doğrultusunda, 2025 yılının haziran ayında Cafer Mahiroğlu hakkında yakalama kararı çıkardığı ve soruşturmanın bu temeller üzerine genişletildiği bildirildi.
Mahiroğlu ve CHP'den Karşılıklı Açıklamalar
Gelişmelerin ardından sosyal medya üzerinden kısa bir açıklama yapan Cafer Mahiroğlu, sürece dair CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu'nu hedef alarak "Butlan lideri Kılıçdaroğlu ve ekibi mutlu olabilir. Polis Halk TV'de" ifadelerini kullandı.
Bu çıkışa resmi bir yanıt veren Cumhuriyet Halk Partisi ise partisinin hukuk anlayışının kişilere göre değişmediğini belirterek, "Hak, hukuk ve adalet mücadelesi çerçevesinde Halk TV sürecini dikkatle izleyecek, halkın haber alma özgürlüğüne zarar verecek her adımın karşısında duracağız. Türkiye’nin ihtiyacı güven veren bir hukuk düzenidir" açıklamasında bulundu.




