29 Eylül Dünya kalp günü olarak kabul edilmekte. Bu, oldukça önemli bir gün. Çünkü kalp-damar hastalıkları buna bağlı ölümler hala hem ülkemizde hem de dünyada en önemli halk sağlığı sorunlarından biri olarak devam ediyor.
Böyle bir günün kutlanmasında asıl amaç; bu hastalıklardan korunmak ve hastalık ortaya çıkmadan önce bu hastalığa yol açan riskleri azaltmaktır. Risk faktörlerinin en önemlileri tansiyon yüksekliği, kolestrol fazlalığı, şeker hastalığı, tütün kullanımı, hareketsiz yaşam, fazla kilo olarak sayılabilir.
Yine ailede kalp hastalığının olması, erkek cinsiyetinde ve yaşlandıkça daha çok görülmesi değiştiremeyeceğimiz risk faktörleri arasında yer alır.
Kalp-damar hastalıklarında asıl önemli olan, hastalandığımızda hastaneye ve doktora gitmek değildir. Özellikle çocukluk döneminden itibaren bu risk faktörlerinin doğru değerlendirilmesi bireylere anlaşılır bir şekilde açıklanması ve ömür boyu da bu risk faktörlerinim kontrol altına alınması önerilmektedir. Günümüzde en çok ihmal edilen düzenli fiziksel aktivite yapmakla ilgili sorunlardır.
Bunda asansör kullanımı, ulaşım araçlarının yaygın kullanılması ve günlük yaşamın yoğunluğu en önemli faktörlerdir. Yine dengeli beslenmek de günümüzde ne yazık ki çok önem verilmeyen bir unsur haline gelmiştir. Bunun nedeni de yemek yemeye fazla vakit ayırmamak, hızlı yemek yemek, sağlıklı yerine lezzetli kalorili besinlerin tercih edilmesidir.
Son 50 yılda tütün ve tütün ürünlerinin zararları anlaşılmış olsa da hala kullanımı toplumda yüzde 40’lar civarına ulaşmaktadır. Ülkemizde aile hekimliğinin yaygın olarak gelişmesine rağmen düzgün aralıklarla kan tetkiklerinin yapılması, kan şekeri takibi, tansiyon kontrolleri halen yeterli düzeyde yapılmamaktadır.
29 Eylül gününde bireysel olarak yapabileceğimiz en doğru kalp koruyucu önlem yukarıda sayılan risk faktörlerini gözden geçirmek bunla ilgili kontrolleri yapmak ve kalp hastalıklarına ve damar hastalıklarına yakalanma riskimizi öğrenmektir. Çizilmesi gereken en önemli konu; kalp ve damar hastalıklarında risk faktörlerinin önceden belirlenmesi ve erken tanıyla yaşamı uzatmaktadır.
Tüm kalp dostlarımıza kalp ve damarlarının sağlıklı olduğu, uzun kaliteli bir yaşam diliyoruz.
Profesör Dr. Hüseyin Okutan